Kafamın İçi 2

Karanlıkta yürüyorduk yine. Her gün bir önceki günün tekrarı gibiydi. Hafta sonları hariç işten çıkıyoruz, eve gitmek için dakikalarca dar ve karanlık sokaklarda yürüyorduk. Sokak lambalarını yakmıyorlardı, çok kez şikayet ettim ama beni dikkate almıyorlardı. Sence ne zaman bir araba alırız ? Bence de hiç bir zaman alamayız. Bu saatte çıkmaya devam eden bir işimiz olursa hep yürümek zorundayız. Sizinle konuşmuyorum, babamla konuşuyoruz. Onun sözlerini duyamıyorsunuz çünkü konuşmuyor. Yani benimle konuşmuyor, doğduğumdan beri.
Ben diş hekimi bir anne ve avukat bir babanın 2. çocuklarıyım. 24 yaşındayım. Annemi 24 yıl önce doğum sırasında kaybettik. Bir abim var. İşsiz, kumarbaz ve çoğu zaman sarhoş. Ondan 2 yıl sonra hamile kalmış annem bana. Ama babam tarafından istenmeyen bir bebekmişim. Bir tane erkek çocuğu olmuş zaten 2. Bir kıza ne gerek varmış. Ama annem ısrarcı olmuş doğmam için babamda kabul etmiş. Doğum sırasında ters giden bir şeyler olmuş ve babamın hayatı tam o anda kararmış. Benim hayatımı daha fazla kararttı ama alıştım. Sanırım annemin ölümünü hep benim suçum olarak görüyor. Küçükken evde neler olurdu hiç hatırlamıyorum ama abim genelde sarhoş, babam ise bana karşı hep sessizdi. Çok küçük yaşlardan itibaren ev işlerini öğrenmiş, aynı zamanda okulumda da başarı elde etmiştim. Babamın, abimden beklediği şeyleri istemediği kızı başarmıştı. Ama babama yine yaranamadım. Küçükken babamı konuşamıyor sanırdım, sonraları anladım ki sadece bana karşı suratsız, soğuk ve dilsizmiş. Arkadaşlarımı eve davet edemez, onlara da gidemezdim. Babamdan değil abimden izin alırdım. Hep sarhoş olduğu için evde kalmamı isterdi. Abim 2 yıl önce bir trafik kazasında öldü. Sarhoşmuş ve emanet aldığı arabanın direksiyon kontrolünü kaybetmiş. Babam ile tek ortak noktamızda ortadan kalkmış oldu. Artık konuşmak zorunda diye düşünüyordum ama babamın başka bir fikri varmış.
Son 4 yıldır beni indiğim duraktan alır ve eve giderken bana eşlik ederdi. Ben ona günümün nasıl geçtiğini, erkek arkadaşımı, yeni aldığım kıyafetlerimi, öğrencilerimi anlatırdım o ise sadece dinlerdi. Yada dinliyormuş gibi yapardı, emin değilim. Ben bir öğretmenim, babasına sevmeyi, özellikle kızını sevmeyi öğretememiş bir öğretmen. Üniversiteden mezun olur olmaz atandım. Babam ne mezuniyetime ne de işe başladığım okuluma gelmişti. İndiğim durağı abimden öğrenmiş ve bir gün beni almaya gelmişti. O günden itibaren de aksatmadan her gün geliyordu. Hoşuma gidiyordu, en azından benim görünmez olmadığımı anlamıştım. Artık akşamları sadece ikimiz kaldığımız için onunla sohbet etmeye çalışıyordum, bazı günler eve geç geliyordum. Öyle günlerde yemek masasında her zaman oturduğu yerde oturur, gözlerini karşı boş duvara diker ve sigarasını derin nefeslerle arka arkaya içerdi. Dışarıya sadece sigara almak için çıkar ve ayağa sadece küllüğü boşaltmak için kalkardı. Alışmıştım işte hepsine, belki de alıştırılmıştım. O günlerde yanına giderdim her zaman yaptığım için yemeğini hazırlardım(ben gelene kadar yemek yemezdi), sigaramı bende yakar ve nerede olduğumdan bahsetmeye başlardım. Normal bir baba-kız ilişkisi değildi bizimkisi. Zorunlu sebeplerden yan yana durması gereken iki kişiydik sadece.
Artık fark ediyordum, babamın git gide kuvvetsizleşmeye başlamıştı. Çok geçmeden yataktan zor kalkıyor, yemeğini bile doğru düzgün yiyemiyordu.
Bir akşam çok sarhoş döndüm eve. Doğrudan odama gidiyordum ama odasından gelen hırıltıları duydum. Yanına gittim. Duvardaki annemin fotoğrafının asılı olduğu çerçeveyi, yerde sönmüş izmaritleri ve küçük odasında sonradan eklenmiş gibi görünen küçük penceresini izledim. En son onun suratına baktım. Çok öfkeliydim babama. Beni ne için cezalandırdığını bilmediğim, annemin ölümünden suçlu olmadığım ve aynı evde iki yabancıyı oynadığım için çok kızgındım. İlk defa o gece tüm nefretimi kusmuştum babama belki sinirlenir ve tek bir cümle söyler diye. Konuşması için ısrar ettim, bağırdım, ağladım. Bir kere baba dediğimde efendim demesi için yalvardım, yine yapmadı. Sadece gözlerini tahta çerçeveli penceresinden dışarıya dikti ve karanlık sokağı izlemeye başladı. Gitmemi istiyordu, gittim. Zaten sarhoştum ve sızmışım. Sabah uyandığımda dün gece olanlardan dolayı utanmıştım ama zaten benimle konuşmuyor ve suratıma dahi zor bakıyordu. Kahvaltıyı hazırladım, okula gitmem gerekiyordu ve odasının kapısını çaldım. Bu bir alışkanlıktı sadece. Gir yada girme demeyecekti sonuçta. Bende her zamanki gibi içeri girdim. Komodinin üzerinde bir defter ve kalem vardı. Dokunmadım. Babama seslendim, uyanmadı. Daha yüksek sesle, uyanmadı. Ambulans, doktor, teşhis ve gece kalp krizi geçirmiş. Uzun zamandır ilaçlarını kullanmıyormuş. Odasında ilk defa gördüğüm defter geldi aklıma. Ağlayarak döndüm eve ve kurcalamaya başladım. Onun bir defter değil ajanda olduğunu gördüm. Tüm sayfaları boştu. Ta ki dünün tarihine kadar. Koca ajanda da 2 cümle yazıyordu.
⁃ Efendim kızım.
⁃ Senin suçun değil.
Babam tüm sorularıma cevap vermeden gitmişti. Nasıl hissettiğimden emin değildim, evimde kalan bir yabancının ölümü gibiydi. Bir bağınız yoktu ama yine aynı yerde kalıp, aynı sokakta yürümüştünüz. Alışkanlıklarınız vardı. Babam neden öyleydi, kalp krizini ben mi tetiklemiştim, annem benim için mi vefat etmişti. Bunların cevap anahtarı artık hiç yok.
Annemi görmeden, abimi tanıyamadan ve babamla konuşamadan bir hayat sürmüştüm. Bugün yeni hayatımın ilk günü. Sevdiğim adamla evleniyorum ve gerçek bir aile kurmayı hedefliyorum.

meryemsolak tarafından yayımlandı

Merhaba ! Ben geldim. Tanışıyor muyuz? Çok sanmıyorum. Bende bu yolda tanışmayı düşünüyorum kendimle. Uzun bir yol olacak benim için, bizim için. Bu yola birlikte çıkmayı çok isterim. Benimle gelmenize, bana eşlik etmenize çok sevinirim. Ben yağmurlu bir yolda yavaş ama emin adımlarla yürüyorum. Sende son kez içinde sıkıntı dolu olduğun nefesini al, gözlerini kapat, yolunu hayal et ve yanıma gel. Yağmuru sevmiyorsan o yolda yürüme. Senin yolunda güneş açsın, çiçekler olsun. Sıkıntı dolu aldığın nefesini bırak. Şimdi güzel günler için birlikteyiz. Unutma. Daima güzeli düşle. 🎈

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: