Sizden Ben

Hepsi hayal ürünüdür.

Konuşabildiğim tek yer burası, günlüğüm.  Bugün 24. Doğum günüm. Annemin deyimiyle hiçbir baltaya sap olamamış, babama göre istediği her şeyi başarabilecek birisiyim. Birisine göre koca bile bulamadım diğerine göre babası onun ilk aşkı ve hep onunla kalmayı tercih etti. Okumuyorum, çalışmıyorum, odamdan yemek ve tuvalet haricinde çıkmıyorum. Çıktığımda duyduğum şeyler sadece bunlar oluyordu. Bugün günlüğüme her şeyi yazmak istiyorum. Doğum günümde mutluymuş gibi görünmek bile istemiyorum, gözyaşlarımın kağıdı ıslatacağından emin bir şekilde aldım elime kalemi ve başlıyorum. Hazır mısın tek arkadaşım, günlüğüm ?

Ben ilkokul-ortaokul zamanlarımda her karne gününü heyecanla bekleyen, sınıfta belge alabilen 3 kişiden biri olmuşumdur her zaman. Öğretmenlerime olan saygımla, derslerimde gösterdiğim başarı ile ve arkadaşlarımla olan uyumum ile hem başarılı hem de sevilen bir çocuk olmuşumdur. 14 yaşına geldiğim zaman yani ortaokul son sınıfta annem tarafından neredeyse her gün aşağılanmaya başladım. Tabi o zamanlar aşağılandığımın farkında değildim. Daha ergenliğe yeni girdiğim için hem her şeye alındığımı hem de annemin hep haklı olacağını ve bana sadece sinirlendiği için öyle şeyler söylediğini düşünürdüm. Annem yüzümde çıkan tek bir sivilce için kendime bakmadığımı, erkek arkadaşım olmadığı için güzel görünmediğimi ve tüm dikkatimi okula verdiğim için asosyal olduğumu söylerdi. Her sinirlendiğinde bu sözlerin şiddeti ve dereceleri de artardı. Daha o zamanlar annemin herkesin annesi gibi olmadığını fark etmiştim. Ben 14 yaşındayken annem 34 yaşındaydı. Beni tam 20 yaşında doğurmuş ve hayatını karartmıştı. Yani o öyle söylerdi hep.

Günlüğüm ıslanmaya başladı ama bunu zaten bekliyordum. Asıl sıkıntılı durum gözyaşlarımdan ötürü her şeyi bulanık görüyor oluşum. Bir süre kendime gelmem lazım. O sırada babam hakkında konuşabiliriz, babam beni hep güldürürdü.

Babam, kendi düşündüğü gibi benim ilk aşkım falan değil. Her kızın ilk aşkı babası mıdır ondan da emin değilim. Babam, anneme göre çok pasif, geri planda ve sadece ertesi güne odaklanan birisidir. Asgari ücretle çalışan, hiçbir şeyden memnun olmayan karısını memnun etmek için bazen ek iş olarak taksicilik yapan, kızına çok değer veren ama gözünün önünde eridiğini bile anlamayan birisi. Annem ve babam çok erken yaşta evlenmiş. Annem lise bile okumadığı halde bilgili ve sosyal bir kadındır. Yaşı 19 olur olmaz babam ile evlenmiş ve 20 yaşında da beni doğurmuş. Babam da o dönem üniversiteye gidiyormuş ama birbirlerini sevince gözleri ne okul ne gelecek görmüş ve ailelerinin de rızasıyla evlenmişler. Yani babam üniversiteyi bitirmemiş annem ise ilk okul mezunu. Ben doğduğum da annem 20 babam 23 yaşındaymış.  İstenen ve beklenen bir çocuk olmama rağmen hiçbir şey ben doğduktan sonra hayal ettikleri gibi olmamış. Evliliklerinin ilk ayları rüya gibi geçtikten sonra benimle beraber hayatın tüm zorlukları başlamış. Gece uykusuzlukları, bez parası, gaz sancısı, özel maması derken zaten iyi olmayan durumları iyice kötüleşmiş. İşte annemin nefreti, babamın sabrı tam bu dönemlerde başlamış. Annem daha güzel bir yaşam sürmeyi düşünürken tüm hayatını ve gençliğini kararttığımı söyler, babamda hayatlarına öğretmen olarak dahil olduğumu söyler. Bu arada küçüklüğümden beri hep öğretmen olmamı ister ve beni küçük öğretmenim diye sever. Sizde farkındasınız değil mi ? Hayatımın her alanında annemi dahil etmek istiyorum, babamdan söz etmeye başladığımda bile anneme geçiyorum. Benim hayatımın en büyük eksiği oldu annem. Ben onun geleceğini doğduğum için kararttım o benim geleceğimi doğurduğu için. Baktığınız her açıdan anlayacaksınız suçsuz bir çocuğun bu yaşa kadar gelmesinde yaşadığı tüm zorlukları.

meryemsolak tarafından yayımlandı

Merhaba ! Ben geldim. Tanışıyor muyuz? Çok sanmıyorum. Bende bu yolda tanışmayı düşünüyorum kendimle. Uzun bir yol olacak benim için, bizim için. Bu yola birlikte çıkmayı çok isterim. Benimle gelmenize, bana eşlik etmenize çok sevinirim. Ben yağmurlu bir yolda yavaş ama emin adımlarla yürüyorum. Sende son kez içinde sıkıntı dolu olduğun nefesini al, gözlerini kapat, yolunu hayal et ve yanıma gel. Yağmuru sevmiyorsan o yolda yürüme. Senin yolunda güneş açsın, çiçekler olsun. Sıkıntı dolu aldığın nefesini bırak. Şimdi güzel günler için birlikteyiz. Unutma. Daima güzeli düşle. 🎈

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: