Kafamın İçi

Adam

Adam yine çok erken uyandı. Bu aralar işleri çok yoğundu. Gece geç gelip sabahları çok erken kalkıp gidiyordu. Yanındaki kadına baktı. Sevdiği kadına. Uyuyordu her sabah olduğu gibi. Yine 10 saniye onu izleyerek düşündü, uyanmaya çalıştı ve yataktan kalktı. Uzun zamandır ilk defa adamın kafası bu kadar karışıktı. Kafasında düşündüğü şeyler ile yapmak istediği şeylerin ortak bir yolunu bulamıyordu ve bir çıkmaza girmişti. Zaten çok geç olmuştu artık o yoldan çıkması gerekiyordu. Çıkışı en kolay haliyle bulmalıydı. Yataktan kalktı sonunda ve her zaman yaptığı gibi tuvalete gitti, duşuna girdi hazırlanıp çıktı. Yine sevdiği kadını öpmeden çıkmıştı.

Kadın

Yanındaki adam yine alarmı geç duydu ve zor uyandı. Ondan önce kadın alarm sesini duymuştu ve uykusu açılmasın diye uyumaya devam etmek istiyordu. Saat yine çok erkendi. Bu aralar adamın işi çok yoğun olduğu için erken çıkıp geç geliyordu. Kadın, adamı çok seviyordu ve her seferinde bu duruma üzülüyordu. Arkadaşlarına anlatıyordu, hep çok yorgun olduğundan, konuşmaya bile fırsat bulamadıkların bahsediyordu. Kadın, adamı çok seviyordu ve ona hiç kıyamıyordu. Adam sonunda yataktan kalkmayı başarmıştı ve alarm kapandığı için kadın mutluydu. Daha rahat uyumaya devam edebilirdi. Adam, her sabah yaptığı gibi önce tuvalete daha sonra müzik eşliğinde duşuna girmişti. Kadın bunların hepsinin farkındaydı çünkü neredeyse yıllardır böyle olurdu. Kadın, ne olursa olsun adam giderken tekrar uyanacağını biliyordu. Adam giderken kadını öpmesi gerekiyordu. Kadın her seferinde ölüm var son öpücük olabilir diye o son öpücüğü istiyordu. Adamın duştan çıkışını bazen duymazdı, yine duymadı kadın. Adam hazırlanmış ve gitmişti. Kadın kapı sesini duydu. Adam yine öpmeden gitmişti. Son zamanlarda çok yorgun olduğu için sevdiği kadını öpmeyi unutuyordu. Olsun dedi kadın, uyumaya devam etti. Akşam daha çok öpücük almaya karar verdi.

Adam

Adamın düşünceleri kafasını çok yoruyordu. Zorunda olmadığı halde işe çok erken gitmeye başlamıştı. Akşamları da zaten geç çıkıyordu ve iş çıkışı sonlarına hep bir aktivite koymaya karar vermişti. Sevdiği kadını artık daha az görmek istediğini fark etti. Bu fark ediş artık kendine çok ağır geliyordu. Her akşam onu gördüğünde yüzünde gülücükler açan kadına numara yapmak isteyeceği bir şey değildi. Uzun bir birliktelikleri vardı ve hem kendi hem de kadın için nasıl bir karar vermesi gerektiğini bilmiyordu. Daha önlerinde birlikte gidecekleri şehirler, öğrenecekleri diller vardı. Kadın bunların hepsini onunla yapmak istiyordu, adam bunu biliyordu. Ama adam artık o kadını istemiyordu. Evet, kafasından geçirdiklerinin hepsini artık bir başkasına anlatmıştı. Ama istediği tepkileri alamamıştı. Anlattığı kişi adama; Devam etmesi gerektiğini, bunların gelip geçici düşünceler olduğunu söylemişti. Adam ikna olmadı. Kadını mutlu etmek için kendi hayatını feda edemezdi. Mutsuz bir ilişki de mutlu rolü yapamazdı. Adam haklıydı. Bu ikisi içinde katlanılabilir bir durum değildi.

Kadın

Kadın işten eve yine saatinde dönmüştü. Adam bu aralar çok yorgundu ama yine de arkadaşlarıyla aktivite yapmak istiyordu. Kadın sorun çıkarmıyordu. Adam çok yoğundu ve farklı aktiviteler adama iyi gelecekti, biliyordu.  Kadın yemek yemek için adamı bekliyordu. Heyecanlıydı yine. Kadın hep ilk kez görecekmiş gibi evde beklerken heyecanlanırdı. Gün içinde yüzüne hasret kalıyordu. Adam çok yoğundu, gün içinde konuşamıyorlardı. Kadın çok özlüyordu. Kadın dayanamadı ve aradı adamı. Şımarıklık yapıyordu telefonda, abur cubur istemişti. Adam yorgundu ve arabada arkadaşlarıyla geliyordu. Ciddi konuşuyordu. Geldi kadının beklediği adam. Kadının yüzünde gülücükler açtı. Adam bunu abur cuburlar dan dolayı sandı. Evlerinde küçücük koltukları vardı. Kadın bazen bu duruma seviniyordu. Çünkü istediği zaman sevdiğine temas edebiliyordu.  Yine o koltukta oturdular. Kadın abur cubur eşliğinde televizyon izliyordu. Adamla sohbet etmeye çalıştı ama adam konuşmadı. Kadın, adam için yine çok yorgun diye düşündü. Ve adama sordu; çok mu yorgunsun?

-Kadın ne olacağını bilmiyordu. Bu soru için pişman olacaktı. O an haberi yoktu. Adam da o an öyle bir soru beklemiyordu. Her şey belki de olması gerektiği gibi oluyordu. Kimse o anı o şekilde yaşamayı hayal etmemişti. Günlerce düşünen adamda, hiç bir şeyden haberi olmayan kadında. Hayal edilebilir bir şey değildi.

  • Hikaye size göre yarım kaldı benim için tamamlanması gereken yeri bu kadardı. Kafamın İçi bazen deli bazense çok dolu. ‘Kafamın İçi‘nde ki tüm hikayeler için bir sonraki yazımda buluşalım.

meryemsolak tarafından yayımlandı

Merhaba ! Ben geldim. Tanışıyor muyuz? Çok sanmıyorum. Bende bu yolda tanışmayı düşünüyorum kendimle. Uzun bir yol olacak benim için, bizim için. Bu yola birlikte çıkmayı çok isterim. Benimle gelmenize, bana eşlik etmenize çok sevinirim. Ben yağmurlu bir yolda yavaş ama emin adımlarla yürüyorum. Sende son kez içinde sıkıntı dolu olduğun nefesini al, gözlerini kapat, yolunu hayal et ve yanıma gel. Yağmuru sevmiyorsan o yolda yürüme. Senin yolunda güneş açsın, çiçekler olsun. Sıkıntı dolu aldığın nefesini bırak. Şimdi güzel günler için birlikteyiz. Unutma. Daima güzeli düşle. 🎈

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: